top of page

Sinematografi 2 / Kamera / Hareket / Transition

Hareket - Action !

Kamera hareketi hikaye anlatımında en önemli unsurlardandır. Hepimiz videographer ya da mograph artist, animator olarak kamera hareketi kullanıyoruz. Çoğumuz, tanımını, niye kullandığımızı, faydalarını kullanım yerlerini bilmiyoruz.


Kısaca tanımlamak gerekirse hareket, bir kadrajdan, ölçekten, açıdan, subjeden, olaydan diğerine kesintisiz geçme yöntemidir. Bu durumun birazdan sıralayacağımız artistik birçok faydası vardır fakat hepsinden öte biyolojik faydasına değinmemiz gerekir.


İnsan vücudu ve spesifik olarak beyni olağandışı hızlarda işlem yapıp reaksiyon gösterir. Gece karanlıkta korku filmi izlerken bir arkadaşınızın arkanızdan yaklaşıp çığlık atmasıyla sizin ananı avradını diye fırlamanız ( beynin ilk reaksiyon sinyali göndermesi diyelim, kilolu biriysek bedensel refleks zayıflayabilir ) arasında maksimum 1/60 saniye fark vardır. Bunun minimum limiti daha ölçülememiştir. Bu hıza limit koymaya çalışan fakat sonra tashih etmek durumunda kalan (araştırma linkinde, altta yorumda görebilirsiniz) Moscoso del Prado'nun araştırmasına buradan ulaşabilirsiniz.


Bu anlık reaksiyonlar sonucu metabolizma işleyişinin değişmesi bedenimizde hafiften başlayıp çok ağır zararlara yol açabilirler. Konumuzla ne ilgisi var ? Sakin, adım adım geliyoruz.


Gece kafasını yastığa koyduğu an uyuyan insanları bi kenara bırakırsak, uyuması biraz zaman alan insanların önemli bir kısmı televizyon açık uyumayı tercih ederler.

Gözlerimizi kapatsak da göz kapaklarımızın ışık geçirgenliğinden dolayı sahneler arası Cut geçişleri hissederiz. Özellikle bir haber kanalı açıksa-ki haber kanalı demek az kamera hareketi çok Cut geçiş demektir- bu geçişler daha belirgin hale gelir ve gözümüzdeki reseptörler sürekli ışık ve değişim algıladıkları için beyin de sakinleşmesi gereken noktada sürekli çalışmaya, gözden gelen, anlık farklılaşan sinyalleri yorumlamaya devam eder.


Özellikle ani parlaklık değişimleri, tam uykuya dalacakken bizi uykudan geri çekmeye hatta uykumuzu kaçırmaya yeterli olur.


Bir noktada bu durumdan farkında olmadan rahatsız olup başımızı battaniye, yorganla örmeye çalışırız ki bu da nefes almamızı zorlaştırır ve bir kaç dakika sonra battaniyeyi tekrar açıp, diğer tarafa dönüp uyumayı iyice zorlaştıracak bir paradoks başlatırız.

Bu deneyi farklı bir kanalda yaparsak, örneğin bir futbol maçını açık bırakırsak, 90 dakikanın sekseninde sadece pan-tilt-zoom hareketi yapan ve Cut geçişlerin çok az olduğu yayından dolayı ani ton, parlaklık farklılaşmaları minimuma inecek ve bu sayede uyumamız "nispeten" daha kolay ve rahat olacaktır. En iyi durum tabii ki ışıksız bir ortamda uyumaktır. Bu basit örneği kendiniz de gözlemleyebilirsiniz ya da gözlemlemişsinizdir.


En yalın haliyle Cut geçişleri minimize ettiğinden dolayı kamera hareketleri sağlığımız için de faydalıdır. Günümüzde kameranın hiç hareket etmediği aksiyon filmleri yapılsaydı, sinema salonunda metabolizmamız muhtemelen manyağa dönerdi.


Kamera hareketlerinin artistik faydalarını kabaca şöyle sıralayabiliriz :


  • Subjeler arasında kopukluk olmadan geçiş sağlanması.

  • Montajda devamlılığın korunması.

  • Kontrast, karşıtlığın dinamik olarak gösterilebilmesi.

  • Çevre, subje arasındaki ilişki ve mukayesenin sorunsuz gösterilmesi.

  • Aksiyon ve oranların korunumunun sağlanması.

  • Perspektif bozulmasıyla Subje veya çevre yapısının 3 boyutlu olarak düzgün algılanması.

  • Parallax etkisiyle 3 boyutlu derinliğin ve mesafelerin algılanabilir hale gelmesi.


Faydaların üzerinden kabaca geçtikten sonra en temel 7 kamera hareketimizi inceleyelim:


Pan : Kameranın pozisyon değiştirmeden sağa veya sola dönmesi. Kafanızı sağa sola çevirin. Bu. Hızla önümüzden geçen bir F1 aracını izleyerek ne kadar hızlı olduğu hakkında fikir edinebiliriz. Veya bir kutlamada alanı boydan boya tarayarak kalabalığı, kalabalığın içindeki özel insanları görebilir, istenmeyen kişinin kapıdan girişini izleyerek gerilimin yükselmesine dinamik olarak şahit olabiliriz.




 

Tilt : Pan'in yukarı aşağı hareket edeni. Alçaktan yükseğe yüksekten aşağı hareketlerin ifade aktarımında kullanılabilir. Gökyüzünden hızla düşüp yere çakılan bir şeyi takip etmek. Veya şahsın elindeki bıçağı görüp kafayı yukarı doğru kaldırarak mağduru görebiliriz. Ya da kafayı yerden yukarı doğru kaldırarak Eyfel kulesinin yüksekliğini idrak edebiliriz. Tam tersi hareket uçurumun derinliğini verir.




 

Zoom : Kameranın Focal Length değiştirmesiyle elde edilen büyütme küçültme hareketi.

Ultra Wide veya Establishing çekimden başlayıp zoom in ile subjeye ve faaliyetine odaklanabiliriz. Ya da tam tersi bir hareketle subjenin küçüklüğünü ve ezilmişliğini kesintisiz gösterebiliriz.



Tarantino ve Crash Zoom çılgınlığı...


 

Pedestal : Kamerayı pan-tilt gibi kendi ekseninde döndürmeden yukarı aşağı dikey hareket ettirme. Kamerayla subje arasındaki mesafeyi korumak ve perspektif bozulmasının önüne geçmek istediğimizde Tilt yerine Pedestal kullanılır. Gelin damatın el ele tutuşmasını görüp yukarı çıkarak yüzlerini görmek gibi. Eğer bunu Tilt hareketiyle yapacak olsaydık gelin damatın kafaları son noktada ellerindeki yüzük boyutunda görünebilirdi.


300. Sinema tarihinin en artistik pedestal hareketlerinden...


 

Truck : Pedestal'ın yatay hali. Benzer prensipler geçerli. Sokak boyunca sürünen yürüyen koşan biri orantı bozulmadan takip edilebilir ve hızı hakkında çevrenin görüntüdeki hareket hızına bakarak fikir edinilebilir. Tiltte ise durum tam tersidir. Çevre yavaşken cisim uçar gider. Truck ismi, zamanında bu sahnelerin gerçekten kamyon (truck) camından çekilmesinden gelmiştir. Aşağıdaki meşhur sahne de kamyonla çekilmiştir.



 

Dolly (Tracking Shot): Kameranın her eksende hareket ettirilmesi. Akıcı takip sağlanabilir. Zoom'un aksine kamera 3 boyutlu düzlemde hareket ettiği için cisimler arasındaki büyüklük, hız orantıları değişir. Sahne zenginleşir. Birşeylerin arkasında kalan başka şeyler açığa çıkar.




 

Rack Focus : Netliğin bir subjeden başka bir subjeye geçmesi. Zoom gibi dahili bir harekettir. Duygusal sahnelerde, konuşmalarda kullanılır. Özel bir sınırı da yoktur.


Bunların dışında kalan Handheld, Crane, Orbit, Vertigo gibi hareketlerin tamamı yukarıdaki hareketlerin versiyonu ve kombinasyonlarıdırlar. Vertigo demişken ona da ufak değinelim zira sinema tarihinde hafızalara kazınmış bazı sahneler bu hareketle çekilmiştir.


Vertigo (Dolly Zoom, Zolly) : Subjeyi merkeze alarak kameranın Dolly In + Zoom Out veya tersine Dolly Out + Zoom In hareketi yapmasıdır. Bu harekette subjenin boyutu sabit kalırken arka plan perspektif bozulmasından dolayı büyür veya küçülür. Subjeyi şiddetli soyutlamak, derinliği ekstrem hissettirmek gibi güçlü ve çeşitli duygusal etkileri vardır. Hız ve oranlara iyi dikkat etmek gerekir. Hassas bir harekettir. Bol bulup sürülmemesi lazımdır.



Transition (Geçiş)

Transition iki farklı planı birbirine bağlama yöntemidir. Genelde video düzenleme kısmında bağlanır. Planların geçişe uygun çekilmesi gereklidir. Devamlılık ana unsurdur. En çok gözden kaçan unsurlar odak dışı objelerin hareketi ve zamandır. Muhtelif geçiş türleri mevcuttur. Bunların en çok kullanılan temel türlerine ve bazı özel türlere değinelim.


Cut : En çok kullanılan geçiş türüdür. Planlar arasında anlık geçiş sağlar.


Dissolve/Mix/Crossfade : Bir çekimden diğerine opaklık değerleri değiştirilerek yumuşak bir şekilde geçilmesidir.


Fade : Çekimin tek bir renge düşmesi çıkması ya da tek bir renkten çekime çıkılması düşülmesi. Bu renkler genelde beyaz ve siyah olur. İki sahne arasındaki geçişlerde de kullanılır. Arada beyaza çıkılırken genelde olumlu pozitif his verilirken, siyaha düşülürse dramatik ve ağır bir etki verir.


Wipe : Aradan geometrik bir şeklin geçirilmesi vasıtasıyla iki çekimi birbirine bağlama. Genelde konum değişikliklerini dinamik olarak göstermek için kullanılır.


Şimdilerde kullanılan farklı kompleks geçişlerin tamamına yakını yukarıdaki temel geçişlerden doğmuştur ve hala bu geçişleri kullanırlar. Bunun istisnası morph, pixelization gibi Dijital Efektlerdir. Binlerce değişik türü vardır.


Ana geçişlerden sonra popüler olan bazı ara geçişleri ele alalım.


Match Cut : Birbirine uyumlu geometrik şekiller, pozisyonlar, renkler, hareketler barındıran iki sahnenin Cut yöntemiyle bağlanması. İki farklı durum arasındaki ortak noktaları göstermek için kullanılırken gelişimi veya zamanın akışını göstermek için de kullanılır.



Match Dissolve : Match Cut ile arasındaki tek fark geçişte Cut yerine Dissolve kullanılmasıdır. Bu genelde opaklık ve netlik kaydırma kombinasyonuyla kullanılır.





Invisible Cut : İki farklı çekimi mükemmele yakın bir şekilde birbirine eşleyip temel geçiş yöntemlerinden birini kullanarak geçişin sağlanması. Maksat geçişi izleyiciden gizlemektir.



Hitchcock'un ilk denemelerden. Invisible -Cut






Invisible -Wipe



Invisible - Dissolve


Alejandro G. Iñárritu'nun Birdman filmi neredeyse tamamen Invisible Cut üzerinden işlenmiştir. Aşağıdaki videoda geçişleri ve geçiş noktalarını inceleyebilirsiniz :



Invisible Cut'ın en önemli püf noktalarından biri Whip Pan denen hızlı kamera hareketleridir. Hızlı kamera hareketleri, Motion Blur (Hareket Bulanıklığı) oluşturur. Bu da farklı sahneleri bağlamayı kolaylaştırır.



Whip Pan


Kamera bahsini burada noktalayıp ışık konusuna geçelim.

129 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page